You are currently browsing the tag archive for the ‘vergilendirilmis kazanc’ tag.

Bazan kendimin bile şaşırdığı bir umutluluk hali yaşıyorum. Korkunç bir umutla bekliyorum. Telefon olabilir, ya da mektup, ya da acele bir telgraf. Her posta kutusuna gidişim bir başka deneyim. Evet, bazan bir gűnde defalarca posta kutusuna bakıyorum. Oysaki gűnde bir kez posta servisi var.  Olsun! Ben yine de bakıyorum. Ve her defasında ilk defa bakıyormuşum gibi depremler yaşayarak açıyorum kutuyu.

Postahanedekiler őnce garip –garip bakıyorlardı benim aynı gűnde defalarca posta kutusuna bakmama. Sonra bu garip ve şaşkınlığın yerini kızgınlık aldı. Şimdilerde de bir acıma duygusuna dőnűştű sanki; ya da benimle empati kurdular sonunda. Artık beni gőrűr gőrmez ve ben daha kutuya bakmadan “Gelmedi! Yok bir şey!” diyorlar. Zoruma gitmiyor onların bana karşı geliştirdikleri bu acıma ile karışık duygulanımları. Evrensel bir duyguyu ortak yaşıyoruz işte, ne gűzel. Ama bazan ben kendime őfkeleniyorum ve “Kes artık şu umudu” diyorum. Ama umut kesilmiyor biliyor musun? Bu umudun umut olması ile ilişkili tabi, çűnkű umudun self-regenerasyonu var; yani kendini yenileme. Hani kertenkeleyi kessen kendini yeniler ya aynen őyle işte. Umudu istediğin kadar kes o bir şekilde kendini yeniliyor.

Insan olarak belki bizim tek kendini yenileme yanımız bu. Ayrıca bu regenerasyonu da başka şeylere, nesnelere de yűkleyebiliyoruz. Benim őrneğimde mesela, umdun bir zavallı posta kutusuna yűklemlendiğini gőrűyoruz. ( Yine ad verme-tanı koyma eğilimim baş gősterdi. Tamam. Kesiyorum.) Ancak son bir şey daha sőyleyeyim. Hani posta kutusuna ődediğim yıllık bir kira var ya, işte o kiraya umudun kirası adını verdim. Dűşűnebiliyor musun, umudu kiralamış oluyorum bir şekilde. Hatta hatta kira aracılığı ile umudu vergilendirmiş bile oluyorum. Biliyorsun vergilendirilmiş her şey kutsaldır bu duzende (Vergilendirilmeyip kaçırılanlar ise haklı-helal kazanç! Neyse konumuz bu değildi). Yani diyeceğim o ki, umudu da vergilendirerek umudu resmi dűzeyde kutsallamış  olduk. Yani sayende yaşamım boyunca ilk resmi kutsallıkla kirlenmemi bir şekilde yaşamış oldum.

Ve senden ilk yanıtı alır almaz kimliğimi tűm resmi iliskilerimi fes edeceğim posta sisteminden.

Bundan bőyle ya akan-suya bırakırız mektuplarımızı ya da gűvercinlere…

Advertisements